Küresel tedarik zincirleri son yıllarda art arda gerçekleşen şoklarla şekil değiştirirken, emtia piyasalarında yaşanan dalgalanmalar artık sınır dışı etkiler yaratmakta. Yılbaşından bu yana pamuk fiyatlarında %20’yi aşan bir artış söz konusuyken 2024’den beri en yüksek fiyat seviyesine ulaşmış durumda.
Tarlada yetişen bir ürünün, Orta Doğu’daki yaşanan gerilimlerle ilgisini detaylandıracak olursak; Hürmüz Boğazı ve coğrafyasında yaşanan gerilimler küresel lojistiği derinden sarsıyor. Böylelikle sentetik liflerin üretiminde kullanılan nafta tedarikinde yaşanan aksamalar, petrokimyanın yan ürününde yaşanan bu darboğaz, büyük markaları ve büyük üreticilerin gözü toprağın beyaz narin çiçeği pamuğa kaymış oldu. Talebin doğal liflere kaydığı bu dönemde dünyanın en büyük pamuk üreticilerinden olan ABD’nin şiddetli kuraklıkla boğuşması, arz açısından ciddi endişe yaratması fiyatları arttırdı.
Brezilya’nın Beyaz Altın Açan Çiçeği
Talep hızla yükselirken, ABD’de yaşanan arz daraltıcı sebepler gözleri bol miktarda pamuk tedarikine sahip Brezilya’ya döndürdü. Brezilyalı pamuk üreticileri, 1990’larda net İhracatçı olan ülke bugünlerde Küresel sevkiyatın 3’de 1’ni karşılayarak ABD’yi tahtından etti.
Önümüzdeki kapanacak sezonda 3.1 milyon tonluk rekor ihracata hazırlanan Brezilyalı çiftçiler için bu durum pazarın ne kadar hızlı yer değiştireceğini gözler önüne seriyor. Fiyatlar bu denli yükselmeden önce mahsulün sadece 3’te 1’ni satabiliyorken, fiyatlar şu an yüksek seyretmesine rağmen Önümüzdeki ay hasat edeceği ürünün %90’na varan oranda şimdiden elden çıkarmış durumda.
Sonuç olarak söylenebilecek olan şey, Brezilya’nın lehinde gerçekleşen iklim istikrarı ve gerçekleşen Jeopolitik gerilimlerin sonucu sentetik üretiminin girdisi olan ara mal naftaya ulaşımının zorlaşması, gözlerin doğal olan pamuğa dönmesi sebebiyle artık Brezilya pamuk üretimi ve net İhracatçı konumunu üst sıralara çıkarttı. Aynı zamanda en büyük pamuk ithalatçısı olan Çin pazarındaki payını arttırmış durumda. Bunun yanı sıra Hindistan’ın ithalat vergilerini kaldırmış olması yeni ticaret kapıları Brezilya’ya açmaktadır.
ABD pamuk üretimi tarlalarında yaşanan en ufak ürün kaybı, küresel bağlamda pamuk fiyatlarını yükselteceğinden ve fiyat serbest piyasada belirlendiğinden, Brezilya’daki çiftçinin üretim maliyetlerini (yüksek gübre maliyetleri, kredi kullanım bedellerinin yüklerini, vb.) karşılayıp ve hatta kâr marjını arttırdığından üretmeye teşvik etmektedir.
Brezilyada Açan Beyaz Çiçek, Türkiye’de Neleri Etkiliyor
Küresel pamuk piyasasının kartları yeniden dağıtılırken, dünyanın en büyük iplik, kumaş, hazır giyim ithalatçılarında biri olan Türkiye bu durumdan nasıl etkileniyor.
Akıllarda şu sorular da uyanıyor;
– Türkiye bir Tarım ülkesi değil mi?
– Türkiye de pamuk üretimi yok mu?
– Türkiye pamukta net ithalatçı mı?
– Neden Dünyanın öbür ucundaki Brezilyalının hasadı bizi derinden etkilemekte?
Gelelim bu soruların cevabına ve bu cevapların ekonomik etkilerine,
Türkiye’nin Çukurova, Ege, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde pamuk üretimi ve hasatları yapılmakta ancak Türkiye’nin gurur tablosu denebilecek tekstil üretiminin hacmini pamuk hasatlarımız karşılayamamakta TÜİK Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre Türkiye ortalama 750.000 ile 850.000 ton arasında lif pamuk üretiyor bu rakam bizi pamuk üretim oranı açısından Dünyadaki yerimizi 6 ila 7. Sıraya koymakta. UPK (Ulusal Pamuk Konseyi) ve uluslararası USDA raporlarına göre Türk tekstil ve hazır giyim sanayisinin yıllık pamuk ihtiyacı 1.5 milyon ton ile 1.7 milyon ton arasında değişmektedir yani pamuk üretiyor olsak da kurulu fabrika kapasitesi kendi ürettiğimizin tam 2 katını talep etmekte. Sektörün duraksamaması için ya da kapasite altında üretim yapmamak için Türkiye her yıl ortalama 800.000 ton ile 900.000 ton arasında pamuğu ithal etmek durumunda. Bu devasa arz- talep açığı Türk tekstil üreticisini, uluslararası fiyat dalgalanmaları doğrudan etkilemekte.
Türkiye’nin 1 numaralı pamuk tedarikçisi ABD’dir ancak ABD Tarım bakanlığının son Küresel pamuk raporunda da açıkça belirtildiğine göre Teksas başta olmak üzere ABD’nin tarım üretimini baltalayan şiddetli kuraklık hem pamuk üretimini azalttı hem de serbest piyasada belirlenen pamuk fiyatlarını yükseltti. İşte tam bu noktada Brezilya pamuğu, Türk tekstil sektörü için zorunlu bir mal haline geldi aynı zamanda üretim kapasitemizde, nihai mal üretimi için bir kurtarıcıya da dönüşmüş durumdadır.
Tedarik Zincirlerinde Rota Değişimi ve Türkiye
- Döviz bazlı maliyet şoku yaratmakta; pamuk vadeli işlemlerin serbest piyasada yükselişte olması ülke içerisindeki üretici için ham madde fiyatının yükselmesi demek ithal edilen pamuk oranının maliyeti arttığında, bu durum zincirleme olarak iplik fiyatlarına ve buradan da ham madde kumaşa dolayısıyla kumaş boyalama işlemlerinin faturası kabartmakta
- Uluslararası rekabetin daralması; TİM (Türkiye İhracatçılar meclisi) kayıtlarına göre Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörü, yılda ortalama 30-32 milyar dolar ihracat geliri yani ülkeye döviz getirisi sunmaktadır otomotiv sektöründen hemen sonra ülkenin en büyük döviz getiren sektörüdür. İhracatımızın %60’ı Avrupa Birliği pazarına ancak Avrupa’nın sahip olduğu tekstil (Zara, H&M, Mango vb.) grupları sipariş verirken acımasız bir fiyat pazarlığı yapmakta. Birazıyla ve küresel piyasadaki pamuk fiyatları nedeniyle artan üretim maliyetlerini Türk üretici fiyat farkını Avrupa’daki alıcıya yansıtamamaktadır. Sonuç olarak, sektörün kâr marjı giderek daralmaktadır ve sipariş verme işlemi emek maliyetinin daha düşük olduğu, ucuz emek maliyetine sahip ülkelere kaymaktadır.
- Katma Değer vurgusu; Türkiye dışarıdan yıllık 2, 2.5 milyar dolarlık pamuk ithal ederken bu hammaddeyi işleyip nihai mala dönüştürdükten sonra Dünyaya 30 milyar doların üzerinde sonuç ürün olarak satıyor. Yani ithal edilen hammadde akıllıca yapılan sanayi politikalarıyla işlediğinde değerini 10 katından fazlaya çıkarmış oluyor.
Genel bir sonuca varacak olursak, Brezilya’daki çiftçinin yüzünü güldüren bu hasat, Türkiye için yeni hammadde tedarik yolu ve sürdürülebilir tedarik için güvenli yeni bir kapı ancak aynı zamanda artan fiyatlar nedeniyle aşılması gereken yeni bir maliyet sınavıdır.
Blog Yazısı: İlayda Tosun
Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, İktisat Bölümü 4. Sınıf Öğrencisi


