IMF

Dünya Mevcut Durumu

IMF’nin Ekim 2025 tarihli World Economic Outlook (WEO) raporu, küresel ekonominin “dalgalı ama dirençli” bir görünüm sergilediğini ortaya koyuyor. Dünya ekonomisinin 2025 yılında %3,2 oranında büyümesi bekleniyor. Bu oran, pandemi öncesi 2000–2019 ortalaması olan %3,7’nin altında kalsa da, 2024’e göre kısmen dengeli bir seyir gösteriyor.

Rapor, küresel büyümede ticaret politikalarındaki belirsizlikler, artan jeopolitik riskler ve yüksek enflasyonun kalıcılığı nedeniyle bir yavaşlama eğilimi bulunduğunu vurguluyor. Özellikle ABD’nin uyguladığı yeni gümrük tarifeleri ve korumacı önlemler, dünya ticaret hacmini sınırlıyor. Buna karşın Çin ve Almanya’nın iç talebi canlandırmaya yönelik harcama paketleri kısa vadede destekleyici etki yaratıyor.

IMF’ye göre dünya ekonomisinde 2025-2026 döneminde büyüme ortalaması %3,1–3,2 bandında kalacak. Bu durum, pandemi sonrası toparlanmanın artık olgunlaştığını, ancak uzun vadeli potansiyel büyüme oranının zayıfladığını gösteriyor.

Dünya 2026 Gelecek Tahminleri

IMF, 2026 yılı için küresel büyümeyi %3,1 olarak öngörüyor. Gelişmiş ekonomilerde büyüme oranı %1,6 seviyesinde sabit kalırken, gelişmekte olan ülkelerde büyüme %4,0 düzeyinde gerçekleşecek.

  • ABD için büyüme beklentisi %2,1
  • Euro Bölgesi için %1,1
  • Çin için %4,2
  • Hindistan için %6,2 olarak tahmin ediliyor.

Buna karşın IMF, küresel üretim artışının orta vadede kalıcı şekilde düşeceğini öngörüyor. 2027–2030 döneminde ortalama büyüme oranı yalnızca %3,2 olacak. Raporda, dünya ekonomisinin üçte ikisinde büyüme potansiyelinin zayıfladığı ve gelir yakınsamasının yavaşladığı ifade ediliyor.

Enflasyon cephesinde ise 2026’da küresel fiyat artışlarının %3,7 civarında seyretmesi bekleniyor. Petrol fiyatlarının 2026’da varil başına 65,8 dolar seviyesine gerilemesi, enerji maliyetleri açısından olumlu bir tablo sunsa da, hizmet enflasyonu yüksek kalmaya devam edecek.

Türkiye Mevcut Durumu

IMF’nin raporuna göre Türkiye ekonomisinde 2025 yılında ılımlı bir dengelenme süreci öne çıkıyor. Para politikasının sıkılaşmaya devam ettiği, ancak büyümenin yavaşlamadan sürdüğü bir görünüm dikkat çekiyor.

Rapor, Türkiye için 2025 yılında %3,2 civarında bir reel büyüme ve enflasyonda kademeli gerileme öngörüyor. Cari açık oranının GSYH’ye oranla %-1,4, kamu açığının ise sınırlı düzeyde kalması bekleniyor.

IMF, Türkiye’nin ekonomik istikrarını destekleyen faktörler arasında:

  • Para politikasındaki sıkı duruşun sürmesi,
  • İhracatın güçlü kalması,
  • Turizm gelirlerinin artışı
    unsurlarını vurguluyor.

Buna karşın küresel faiz seviyelerinin yüksek seyretmesi, dış finansman maliyetlerini yukarıda tutuyor.

Türkiye 2026 Gelecek Tahminleri

2026 yılına ilişkin IMF projeksiyonları, Türkiye ekonomisinde yavaş ama istikrarlı bir büyüme eğilimine işaret ediyor.

  • GSYH büyümesi: %3,0 civarında
  • Cari açık: GSYH’nin %–1,3’ü
  • Enflasyon: Kademeli düşüş eğiliminde
  • Politika duruşu: Sıkı para politikası ile istikrarın korunması

IMF, Türkiye’nin orta vadede sürdürülebilir büyüme için doğrudan yatırımların artırılması, ihracatın çeşitlendirilmesi ve verimlilik artışına yönelik yapısal reformların önceliklendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Sonuç:

IMF’nin Ekim 2025 tarihli son raporu, dünya ekonomisinde “istikrarsız ama çöküşsüz” bir döneme girildiğini gösteriyor. Ticaretin parçalanması, yüksek kamu borçları ve düşük verimlilik artışı küresel büyümeyi sınırlarken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için temkinli iyimserlik öne çıkıyor. 2026 yılı, küresel ölçekte yavaş ama dengeli bir toparlanmanın ve politik uyum sürecinin belirleyici yılı olacak gibi görünüyor.

Raporun tamamına erişmek için lütfen tıklayınız

 

İnovakademi BLOG